MAGAZİN

Tümü

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAOS !ÇATI PLAN NOTU 1/5000 PLAN MAHKEMECE İPTAL EDİLDİ.

(27 Gün, 15 Saat önce) 1,85 B İzlenme
İSTEMİN ÖZETİ;  Davacı tarafından, İstanbul genelindeki meri 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına çatı katlarına ilişkin plan notu ilave edilmesine dair alınan 13
İSTEMİN ÖZETİ;  Davacı tarafından, İstanbul genelindeki meri 1/5000 ölçekli nazım imar planlarına çatı katlarına ilişkin plan notu ilave edilmesine dair alınan 13.03.2025 tarih ve 414 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararının; hukuka aykırı olduğu, söz konusu düzenlemeyle İstanbul geneline yayılacak şekilde çatılarda bağımsız bölüm oluşturulmasına imkan verilmiş olduğu, dolayısıyla yapı yoğunluğunun artırıldığı, çatı katlarının bağımsız bölüm olarak değerlendirilmesine izin verilmesinin nüfus yoğunluğunu artıracağı gibi altyapı, ulaşım ve sosyal donatı alanlarında da yetersizliğe neden olacağı, mevcut yapı stokunun büyük bir kısmının depreme dayanıklılık açısından riskli durumda olduğu, çatı katlarına yeni bağımsız bölümler eklemenin riskli olan bu yapıları daha da tehlikeli hale getireceği, statik açıdan uygunluğu ortaya konulmadan binaların çatılarında tadilat yapılmasına müsaade edilemeyeceği, söz konu plan notu düzenlemesinin dengeli ve sürdürülebilir bir kent dokusu oluşturmaktan ziyade emsal artışı niteliği taşıdığı, ayrıca halihazırda plansız ve projesine aykırı inşa edilmiş yapıların bulunduğu, bu plan notu düzenlemesiyle ruhsata aykırı bu yapıların yasallaştırılmış olacağı, öte yandan getirilen plan notunda belirsizlik olduğu, dubleks ve dubleks olmayan dairelerin durumunun net bir şekilde açıklanmadığı, farklı zemin özelliklerine sahip, farklı yoğunluktaki ilçelere aynı yapılaşma şartlarının getirilmesinin mimarlık ve şehircilik ilkelerine aykırılık oluşturacağı, kültürel ve tarihi mirasın söz konusu plan notlarından nasıl etkileneceğinin ve bu durumlara karşı ne tür önlemler alındığının belirsiz olduğu ileri sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davaya konu olan İstanbul Geneli Çatı Alanlarına Yönelik Plan Notu Ilavesi'nin kentsel dönüşüm süreçlerini teşvik eden, mevcut yapı stokunun yenilenmesini kolaylaştıran ve şehir estetiğine katkı sağlayan bir düzenleme olduğu, söz konusu plan notunun herhangi bir emsal veya yoğunluk artışı getirmeksizin, mevcut yapı sınırları içinde kalmak koşuluyla çatı alanlarının rasyonel biçimde kullanılabilmesine imkan tanıdığı, düzenlemeyle çatıların bağımsız birim olarak kullanılabilmesine imkan tanındığı, bunun da hem yapının fonksiyonel değerini artırmakta hem de dönüşüm projelerinin finansal olarak daha uygulanabilir hale gelmesine katkı sağladığı, bu yönüyle söz konusu düzenlemenin, yapı yoğunluğunu artırmayan, mevcut imar planı hükümleri içinde uygulanabilecek, teknik ve şehircilik ilkeleriyle uyumlu bir düzenleme niteliğinde olduğu, planlama süreci boyunca ilgili meslek odaları ve kurumların görüşlerinin alındığı, düzenlemenin yapı ve nüfus yoğunluğunu artırmadığı, düzenleme ilave inşaat hakkı yaratmadığı gibi, altyapı, ulaşım veya sosyal donatı alanlarına da ek yük getirmediği, plan notu düzenlemesinin, mevcut imar planlarında belirlenmiş yapılaşma hakları çerçevesinde, yalnızca çatı alanlarının mimari kullanımıyla ilgili bir tanımlama getirdiği, özellikle kentsel dönüşüm sürecinde, mevcut imar planı hakları içinde kalınarak çatı alanlarının düzenlenmesinin hem yapıların statik olarak yenilenmesini teşvik edeceği hem de kentsel estetikte bütünlük sağlayarak sürdürülebilir kentleşme hedefini destekleyeceği, sonuç olarak, dava konusu plan notunun İstanbul'da yeni bir yapılaşma ya da nüfus yoğunluğu artışı yaratmadığı, aksine mevcut plan kararlarıyla uyumlu biçimde uygulanarak dengeli, güvenli ve estetik bir kent dokusunun oluşmasına katkı sağladığı, plan notunun yalnızca mevcut yapılaşma hakları çerçevesinde, çatı alanlarının mimari olarak  nasıl değerlendirilebileceğini tanımladığı, bu düzenleme ile bağımsız bölüm oluşturulması, meri imar planı koşulları ve ilgili yönetmelik hükümlerine tabi olduğu, dava konusu plan notunun ilçelerin meri plan kararlarını, zemin sınıflarını veya yapılaşma yoğunluklarını değiştiren bir düzenleme değil, bu planlarda halihazırda tanımlanmış yapı haklarının nasıl kullanılabileceğine ilişkin standart bir ilke seti getiren bir üst ölçek düzenlemesi olduğu, dava konusu plan notunun şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ileri sürülerek davanın ve yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren İstanbul 14. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenerek yürütmenin durdurulması istemi hakkında işin gereği görüşüldü. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Yürütmenin durdurulması" başlıklı 27. maddesinde; "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde "Nazım İmar Planı"; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanılış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemleri ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan olarak, "Uygulama İmar Planı" ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım plan esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli uygulama etapları ve diğer ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması" başlıklı 8. maddesinde; "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır. b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır. Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. (...) İmar planları ve bu planlardaki değişikliklerin nerede askıya çıktığına dair bilgilendirme ilanı, askı süresi ile eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulur. Ayrıca plan değişikliği  hakkında, değişikliğe konu alanda görülebilir bir şekilde en az 2 adet tabela ile 30 gün süreyle bilgilendirme yapılır. Kentsel tasarım projeleri uygulama imar planlarıyla birlikte hazırlanabilir. Bu kentsel tasarım projelerinin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. (...) Sanayi alanları, ileri atıksu arıtma tesisleri, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere imar planlarında bina yükseklikleri yençok: serbest olarak belirlenemez. Sanayi alanları, ibadethane alanları ve tarımsal amaçlı silo yapıları hariç olmak üzere mer'i imar planlarında yençok: serbest olarak belirlenmiş yükseklikler; emsal değerde değişiklik yapılmaksızın çevredeki mevcut teşekküller ve siluet dikkate alınarak, imar planı değişiklikleri ve revizyonları yapılmak suretiyle ilgili idare meclis kararı ile belirlenir. Bu şekilde ilgili idare tarafından belirlenmeyen yükseklikler, maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça belirlenir. Oluşacak maliyetlerin %100 fazlası ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 2/7/2008 tarihli ve 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir..." hükmüne yer verilmiştir. 14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin amacı; fiziki, doğal, tarihi ve kültürel değerleri korumak ve geliştirmek, koruma ve kullanma dengesini sağlamak, ülke, bölge ve şehir düzeyinde sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek, yaşam kalitesi yüksek, sağlıklı, afet ve iklim değişikliği kaynaklı tehlike ve risklere karşı dirençli ve güvenli çevreler oluşturmak üzere hazırlanan, arazi kullanım ve yapılaşma kararları getiren mekânsal planların yapımına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektir." hükmü, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Yönetmelik; her tür ve ölçekteki mekânsal planlar ile bu planlara ilişkin revizyon, ilave, değişikliklerin yapılmasına ve incelenmesine, mekânsal planlar ile özel amaçlı plan ve projelere yönelik usul ve esasları kapsar. "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "Bu Yönetmelikte geçen; (...) (h) Mekânsal plan: 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca hazırlanan, kapsadıkları alan ve amaçları açısından üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; mekânsal strateji planı, çevre düzeni planı ve imar planını, (...) (i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, (...) (k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı ... ifade eder." hükmü, "Genel planlama esasları"  başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: (a) (...) (b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür. (c) Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir. (...) (h) Planlarda, varsa mevcut geleneksel dokunun korunması esastır. (...) (i) Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur. (...) (1) Planlar, çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanır. Korunacak alanların çevresinde yapılan planlar ise bu alanların hassasiyeti dikkate alınarak hazırlanır." hükmü, "Araştırma ve analiz" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır. (...) (12) Koruma amaçlı imar planlarının hazırlanması aşamasında; tarihi çevre ve geleneksel doku, kültürel ve doğal miras, sosyal ve ekonomik yapı, mülkiyet durumu, kentsel, sosyal ve teknik altyapı, yapı ve sokak dokusu, ulaşım-dolaşım sistemi, örgütlenme biçimi ve benzeri etütler kent bütünü ile ilişkilendirilerek yapılır." hükmü, "Plan raporu" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır. (...) (4) Plan değişikliklerinde, değişiklik gerekçesi ve yapılan gereklilik analizlerini ayrıntılı açıklayan plan raporu hazırlanması zorunludur." hükmü, "Nazım imar planı" başlıklı 23. maddesinde; "(1) Nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir. (2) İhtiyaç duyulması halinde, nazım imar planlarında, sosyal ve teknik altyapı alanları ve kamuya ayrılan alan dengeleri gözetilmek suretiyle uygulama imar planlarının yapım etapları belirlenebilir. (3) Ulaşım sisteminin yolculukların mesafesini kısaltacak şekilde tasarlanması esastır. (4) Park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan gibi açık alanların mahalle ve semt ölçeğinde merkezlerle birlikte tasarlanması esastır. (5) Açık ve yeşil alan ile diğer sosyal ve teknik altyapı alanları bir bütün olarak, erişilebilir şekilde merkezlerle birlikte planlanmalıdır..." hükmü, "Planların sunulması" başlıklı 31. maddesinde; "(1) İdare; onaylanmak üzere iletilen plan tekliflerini, öncelikle eksik belgesinin olup olmadığı yönünden inceler, eksik belgesi bulunanların eksikliklerinin ilgilisince 30 gün içinde tamamlanmak üzere iade eder. (2) Plan teklifleri; Kanun ve bu Yönetmelik hükümleri uyarınca, planın kademesi ve türüne göre üst kademe planlar, planlama esasları, yapılan analiz ve kararlar ile birlikte gerekçesi, planın kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanabilirlik hususları kapsamında değerlendirilir. (3) Plan paftası, plan notları, plan raporu bulunmayan ve plan teklifi niteliğini haiz olmayan, müellif tarafından yapılmayan ve imzalanmayan planlar, idarelerin karar mercilerine sunulamaz..." hükmü yer almaktadır.  03.07.2017 tarih ve 30113 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin esaslar" başlıklı 69. maddesinde; "(1) Büyükşehir belediyeleri ile il belediyeleri, ikinci fıkrada belirtilen değiştirilemeyen hükümler dışında kalan hususlarda, beldenin tarihi ve yöresel şartlarını gözetmek kaydıyla Bakanlık onayına sunulmak üzere imar yönetmeliği hazırlayabilirler. İdarelerin imar yönetmelikleri yürürlüğe girinceye kadar uygulamalar bu Yönetmeliğe göre yapılır. (2) Bu Yönetmeliğin birinci, ikinci, altıncı, yedinci, sekizinci, dokuzuncu bölümleri, geçici maddeleri ile 19 uncu ve 20 nci maddelerinde yer alan hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez ve planlarda bu hükümlere aykırı olarak getirilecek hükümler uygulanamaz. (Ek cümle:RG-11/7/2021-31538) Ancak ihtiyaç duyulması halinde, bu Yönetmeliğin değiştirilemeyen hükümlere aykırı olmamak kaydı ile idarelerin imar yönetmeliklerine eklenecek yöreye özgü ilave tanımlar bu kapsamda değerlendirilmez." hükmü düzenlenmiştir. Diğer taraftan, İstanbul İmar Yönetmeliği'nin "Genel İlkeler" başlıklı 5. maddesinde; "... (3) İdarelerin imar yönetmeliklerinde, uygulama imar planı ile belirlenen alan kullanımlarının işlevini değiştirecek düzenleme getirilemez. (4) BuYönetmeliğin alan kullanım tanımlarında belirtilen işlevler imar planlarında daraltılabilir; ancak genişletilemez. (...) (15) İlgili idareler; imar planlarında açıklanmamış ve bu Yönetmelikte yer almamış hususlarda ihtiyaca ve civarın karakterine göre uygulanacak şekli takdire, ayrıca uygun gördüğü yerlerde meclis kararı alarak yapıların estetiği, rengi, çatı ve cephe kaplaması, yöresel malzeme kullanılması ve yöresel mimarinin dikkate alınmasına ilişkin zorunluluk getirmeye yetkilidir." düzenlemesi, "Çatılar" başlıklı 44. maddesinde; "(1) Çatıların, civarındaki cadde ve sokakların mimari karakterine, yapılacak binanın nitelik ve ihtiyacına uygun olması esastır. (2) Çatı eğimi saçak yapılması halinde saçak ucundan, aksi halde son kat döşemesinin bittiği noktadan hesaplanır. Çatılar dış parapet üzerine oturtulamaz. (3) Çatı şekli; çatı eğimi %45'i ve ulaşılacak azami mahya yüksekliği 5.00 metreyi geçmemek kaydıyla; ayrık binalarda kırma, ikili blok binalarda bloğu ile müşterek kırma, iki taraftan da bitişik binalarda ise ön ve arka cepheye akıntılı beşik çatı kurulacağı varsayılarak belirlenir. (4) Azami mahya yüksekliği 5.00 metreyi geçmemek şartı ile hesaplanacak mahya yüksekliklerini aşmamak ve en çok meyil içinde kalmak şartıyla çatı şekli serbesttir. (5) Bitişik nizamda mahya yüksekliği hesabına esas bina cephesinin 9.00 metrenin altında olması, ayrık nizamda ise binanın herhangi bir cephesinin 9.00 metrenin altında kalması durumunda; talep edilmesi halinde mahya yüksekliği 3.00 metreyi geçmemesi şartı ile çatı eğimini belirlemeye ilgili idaresi yetkilidir. (6) Bu maddeye göre hesap edilen azami mahya seviyesi aşılmamak şartıyla; çatı örtüsü saçak yapılması halinde 0.60 metre, aksi halde son kat döşemesinin bittiği noktadan 0.50 metre içeri çekilmek suretiyle oluşturulan ve 0.80 metreyi geçmeyen iç parapet üzerinden başlatılarak gizli dere uygulaması yapılabilir. Bu uygulamalarda yapılacak dış parapet yüksekliği 0.50 metreyi geçemez. (7) Bodrum hariç 2 katı geçmeyen ayrık nizam binalarda çatı arası piyesi ve çatıdaki değişik çözümlerin kabulünde Belediyesi yetkilidir. (8) Çatı eğimi içinde kalmak ve silüeti etkilememek kaydıyla çatı örtüsü olarak fotovoltaik paneller de kullanılabilir. (9) Merdiven evleri, ışıklıklar, hava bacaları, alın ve kalkan duvarları üçüncü fıkraya göre belirlenen çatı örtüsü düzlemlerini en fazla 0.60 metre aşabilir. Ayrıca zorunlu olan tesisatla ilgili hacimlerin, güneş enerjili su isıtıcılarının ve çatı pencerelerinin çatı örtüsünü aşmasına ilgili idarece  teknik gereklere göre uygun görülecek ölçü ve şekilde izin verilebilir. Asansörlü binalarda TSE standartlarına göre projelendirilecek asansör kulelerinin ve bu bölümlerle birlikte düzenlenen merdiven evlerinin en az ölçülerdeki bölümlerinin,çatı örtüsünü aşmasına da izin verilir. (10) Teras çatılarda 1.10 metre yüksekliğinde parapet veya korkuluk yapılması zorunludur. (11) Çatı aralarına bağımsız bölüm yapılmaz. Bu kısımlarda ancak su deposu, asansör kulesi, iklimlendirme ve kaskat sistemleri de içerebilen tesisat odası ve son kattaki bağımsız bölümlerle irtibatlı piyesler yapılabilir. (12) Çatı arasındaki mekânlarda, çatı eğimi içerisinde kalmak ve fonksiyonunu sağlamak şartıyla asgari yükseklik şartı aranmaz. Üst kat tavan döşemesi ile çatı örtüsü arasında kalan hacimler, ilave kat döşemeleri yapılmak suretiyle bölünemezler. (13) Çatı piyeslerinin aydınlatılması amacıyla çatı örtüsü üzerinde pencereler (güvercinlik) yapılabilir. Bu pencereler saçak ucundan itibaren en az 2.00 metre çekilerek yapılacaktır. Pencerelerin mahya yüksekliği hiçbir yerde ait olduğu döşeme üst kotundan itibaren 3.50 metreyi geçemez. (14) Çatı arasında yapılan piyeslerin terasa açılan kapı ve pencere dışındaki pencere (güvercinlik) boşluklarının herbiri 1.20 m² den büyük olamaz. Bu pencereler birbirine eklenerek bant haline getirilemez ve toplam uzunluklarıait olduğu cephenin 2/5' ini geçemez. (15) Yangın güvenliğine ilişkin tedbirler alınmak şartıyla ve konutlar hariç olmak üzere binaların çatı araları; sergi salonu, toplantı salonu, yemekhane, spor salonu gibi fonksiyonlarda ortak alan olarak kullanılabilir. (16) Avan proje uygulamalarına ilişkin yapılar; tescilli yapılar, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıkları,anıtsal yapılar, resmi ve umumi yapılar, sanayi yapıları ile dini yapıların çatı örtüleri ve bunların yapılacak ya da tamir ve tadiledilecek çatı örtüleri bu kayıtlara tabi değildir. (17) Çatıda birden fazla bağımsız bölüme ait teraslar olması halinde birbirleri arasında en az 3.00 metre mesafe bırakılmak zorundadır. (18) Çatı arasının son kat bağımsız bölümü ile birlikte kullanılması amacıyla son kat tavan döşemesi kısmen veya tamamen yapılmayabilir. (19) Teras çatılarda ve kat teraslarında çatı bahçesi olarak düzenleme yapılabilir. Bahçe düzenlemesi yapılabilmesi için gerekli olan 0.50 metre toprak dolgu, parapet yüksekliğine dâhil edilmez. Ortak alan olarak kullanılan terasçatılarda; bahçe düzenlemesi yapılması halinde merdiven evi yanında, bina sakinleri tarafından kullanılmak üzere, tuvalet, lavabo,çay ocağı, bahçe düzenlemesinde kullanılacak malzemeleri depolamak için merdiven evine bitişik, toplam teras alanının %10'unu ve 20 m²'yi geçmeyen ve en fazla 3.00 metre yüksekliğinde kapalı mekân oluşturulabilir. Kapalımekân bina ön cephesine 3.00 metreden fazla yaklaşamaz. (20) Rezidans, otel, apart otel gibi konaklama tesislerinin teras çatılarında bina cephelerine 3.00 metreden fazla yaklaşmamak, en fazla 1.50 metre derinliğinde olmak ve parapet kotunu aşmamak koşuluyla açık havuz yapılabilir. (21) Kamu binalarıda dâhil olmak üzere yeni yapılacak toplam inşaat alanı 60.000 m² üzerinde olan binalarda kent ekolojisini iyileştirmek, iklimsel klima etkisini kırmak, yağmur suyunu tutarak ani su baskınlarını azaltmak, inşaatların yeşil alan tahribini önlemek, nefes alınabilecek doğal bir ortam oluşturmak ve çatılarda ısı ve gürültü yalıtımını sağlamak amacıyla yeşil çatı sistemleri uygulanması zorunludur. Ayrıca toplam inşaat alanı otuz bin metrekareden fazla olan binalarda teras çatı yapılmak istenmesi durumunda yeşil çatı sistemleri uygulaması yapılması zorunludur. (22) Binaya hizmeteden ortak alan olarak düzenlenecek yeşil çatı uygulamalarında; çim, bitki, çiçek ve küçük ağaç türlerinin yetiştirileceği en az 0.50 metre toprak dolgu oluşturulacaktır. Bina taşıyıcı sistemi toprak yükü de hesaplanarak çözülecek olup çatıda su ve ısı yalıtımı sağlanacaktır. Yapılacak olan toprak dolgu parapet yüksekliğine ilave edilmez." düzenlemesi yer almaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar Şube Müdürlüğünce İstanbul İmar Yönetmeliğinde değişiklik yapılmasına gerek görülmesi üzerine 2019 yılında hazırlanmış olan İstanbul İmar Yönetmeliği taslağına ilişkin olarak halihazırda bir karar alınmadığı, bu süreçte İstanbul ili genelinde yürürlükte olan imar planlarına uygulamaya ilişkin problemlerin ortadan kaldırılması ve kentsel dönüşüme ilişkin çözümler ortaya konulması gerekçeleriyle meri imar yönetmeliği ile belirlenmiş olan hususlardan farklı olarak çatı alanlarının imalatı ve kullanımına ilişkin çeşitli plan notlarının plan değişikliği yapılarak ilave edildiğinin, ilçelerdeki uygulama imar planlarında çatı katlarının ve/veya çatı piyeslerinin imalatı ve kullanımının meri imar yönetmeliğinden farklılaştığının görüldüğü" gerekçe gösterilerek, söz konusu uygulamaların İstanbul genelinde bütünlük içinde ele alınarak standartların belirlenmesi ve eşitlik ilkesi uyarınca uygulamaların gerçekleştirilebilmesi, çatı alanlarının daha konforlu alanlar haline getirilerek kentsel dönüşümün hızlandırılmasına etki edecek şekilde kentin çatı alanlarının kullanılması ve estetik alanlar haline getirilmesi için çatı dairesi olarak kullanılması amacıyla İstanbul genelindeki tüm 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarına çatı alanlarının imalatı ve kullanımına ilişkin olarak plan notu ilavesine ilişkin yapılan 13 maddelik teklifin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafindan değerlendirilmesi sonrası 13.03.2025 tarih ve 138 sayılı rapor ile Büyükşehir Belediye Meclisinin onayına sunulduğu, getirilen teklifin 13.03.2025 tarih ve 414 sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla aynen kabul edildiği ve 15.03.2025 tarihinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafindan onaylandığı, onaylanan Çatı Alanlarına İlişkin Meri Nazım İmar Planlarına Plan Notu İlavesine İlişkin Plan Notu Değişikliğinin ilçe belediyelerinde 18.07.2025-18.08.2025 tarihleri arasında bir ay süreyle askıda ilan edildiği, söz konusu belediye meclisi kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu olan ve Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 13.03.2025 tarih ve 414 sayılı Kararıyla kabul edilen İstanbul Geneli Meri Nazım İmar Planlarına Çatı Alanlarına İlişkin Plan Notu İlavesinde "Imar planlarına göre konut yapılabilen parsellerde, varsa saçaklar dâhil son kat tavan döşemesi sınırları ve çatı eğimi içinde kalmak ve i:gili yönetmelikte belirlenen en az yapı piyesleri ve ölçülerini sağlamak şartıyla bağımsız bölüm olarak iskân edilebilen konut olarak kullanılan çatı dairesi yapılabilir. Çatı dairesi yapılması durumunda aşağıda belirtilen hükümler doğrultusunda uygulama yapılacaktır: a) Yapılmak istenmesi halinde çatı aralarında daha aydınlık ve ferah mekânlar ortaya çıkması amacıyla çatının ait olduğu cephedeki yüzeylerinde iki ayrı meyilli çatı uygulaması yapılabilir. b) Bu uygulamada binanın son normal kat tavan döşemesinin bittiği noktadan (Saçak genişliği 0.50 m'yi geçemez) 1,50 m içeri çekilip, 2.20 m yükseklik verilerek ulaşılan noktanın birleştirilmesiyle birinci çatı yüzeyi oluşturulur. c) İkinci çatı yüzeyi %20 eğimle oluşturulacak olup mahya yüksekliği 4.50 m'yi geçemez. ç) Terasa aşılan kapılar, pencereler ve güvercinlikler birbirine eklenerek bant haline getirilemez ve toplam uzunlukları ait olduğu cephenin 3/5 ini geçemez. d) İkinci çatı yüzeyinde, çatı kontürünü değiştirmeyecek şekilde yüzeye paralel olarak pencere yapılabilir. Çatı dairelerinde ikinci çatı yüzeyine taşmayacak şekilde genişliği 2.00 m'yi geçmeyen güvercinlikler yapılabilir. e) Bu uygulamalarda teras dışındaki pencere boşluklarından arta kalan alanlarda çatı örtüsünün çatı başlangıç noktasına kadar devam ettirilmesi gerekmektedir. f) Kademe uygulaması sonucunda oluşan teraslarda bu iki meyilli çatı uygulaması yapılamaz. g) Çatı dairesi uygulaması yapılarak oluşlurulan bağımsız bölümlerde asgari piyes ölçüleri en az 2.20 m yüksekliğin sağlandığı alan üzerinden hesap edilecektir. ğ) Çatı daireleri, imar planlarında belirtilen bina yüksekliği sınırlamalarına dahil edilmez. h) Çatı daireleri, Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik çerçevesinde yapг yüksekliği mahya kotundan hesaplanır, - Çatı daireleri içerisinde herhangi bir malzeme ile ara döşeme oluşturulamaz, çatı arası piyesi oluşturulamaz. i) Çatı dairelerine asansörün hizmet etmesi zorunludur." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, ayrıca söz konusu 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Plan Notu Değişikliğinin gereği olarak ilçe belediye başkanlıklarınca 1/1000 ölçekli Uygulama Imar Plan değişiklikleri hazırlanarak Büyükşehir Belediye Meclisine iletilmesinin istenildiği görülmektedir. Davaya konu işlemin İstanbul genelindeki meri 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarında çatı alanlarının imalatı ve kullanımına ilişkin plan notu değişikliği olduğu görüldüğünden, öncelikle mevzuatta bir plana nasıl plan notu ekleneceğinin irdelenmesi ve bu bağlamda davaya konu işlemin plan notu ekleme prosedürüne uygun yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre; plan değişikliklerinin, ilgili kuruluşlardan görüş alınması suretiyle, çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılacağı açıktır. Bu suretle planlamadan beklenen amaca uygun olarak arazilerin genel kullanış biçimlerinin, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerinin, yerleşme ve sektörler arasındaki ilişkilerin, sosyal ve teknik donatı alanlarının, ulaşım sisteminin, bağlantılarının ve yapılan değişikliklerin bir bütünlük içinde görülmesi ve planlanması mümkündür. Başka bir deyişle yapılan imar planı değişikliğinin, onaylı imar planları ile bütünleştirilmesi ve sosyal ve teknik alt yapı ve mevcut doku ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği uyarınca bir imar planı plan notu değişikliği için; bir plan notu değişikliğine ilişkin teklif bulunması, plan değişikliğine dair açıklama raporu olması, ilgili kurumlardan görüş alınması sonrasında plan teklifinin yetkili belediye meclis kararı ile onaylanıp paftasına işlenmek suretiyle askıda ilan edilmesi gerekmekte olup, planların; paftası, lejandı (gösterim), plan notları ve plan açıklama raporu ile bir bütün olduğu, bu hususlardan ve birinin eksik olduğu planın şekil yönünden mevzuata aykırı olması nedeniyle iptali gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta; yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de görüleceği üzere, imar planı yapımları değişiklik ile revizyon aşamalarında ayrıntılı etüt ve analiz-sentez çalışması yapılması ve bu çalışmaların plan açıklama raporunda yer alması, ayrıca ilgili kurumlardan da görüş alınması gerektiği, öte yandan imar planı değişikliklerinde, değişiklik gerekçesi ve yapılan gereklilik analizlerini ayrıntılı açıklayan plan raporu hazırlanmasının zorunlu olduğu, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde ise; davaya konu işleme dair ilgili kurumlardan görüş alınarak hazırlanmış bir plan açıklama raporunun bulunmadığı, idarece dava konusu belediye meclisi kararı alınmadan önce Şehir Planlama Şube Müdürlüğü'nün 26.02.2025 tarih ve E-2025.4122944 sayılı yazısıyla ilçe belediyelerinden ve bazı kurumlardan yapılacak plan notu değişikliği hakkında görüşlerinin bildirilmesi istenilmiş ise de, planların hazırlanmasında sadece kurum görüşlerinin yeterli olmadığı, kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmaların yapılmasının gerektiği, buna karşın herhangi bir araştırma, inceleme, analiz-sentez çalışması yapılmadan doğrudan plan değişikliği yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; 3194 sayılı Yasa ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde uygulama imar planının plan raporu ile birlikte bir bütün olduğu, davaya konu işleme dair, imar planı paftası, notu, lejantı ve açıklama raporunun bulunmadığı, plan açıklama raporu bulunmayan planların mevzuata aykırı olacağı, bu sebeple, dava konusu işlemin imar planı ilkelerine aykırı şekilde tesis edilmesi nedeniyle bu açıdan hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte; planlama sürecinin, araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluştuğu, planların çevresinde veya bitişiğinde yer alan mevcut planlar ile uyumlu hazırlanması gerektiği, korunacak alanların çevresinde yapılan planların da bu alanların hassasiyeti dikkate alınarak hazırlanması gerektiği, uyuşmazlıkta ise davalı idarece, farklı bölgeleri kapsayan meri 1/5000 ölçekli Nazım İmar  Planlarının kapsadığı bölgenin özellikleri, plan sınırı, konumu, planlarda geçerli olan yapılaşma şartları, bölgenin kentsel ve mimari dokusu, yakın çevresindeki mevcut teşekküller ve siluetleri dikkate alınmadan, İstanbul genelindeki tüm Nazım İmar Planları için geçerli olacak şekilde çatı alanlarının imalatı ve kullanımına yönelik plan notu değişikliği kararı alındığı, İstanbul ili genelindeki tüm planlar için geçerli olacak yapı ve yapılaşma şartlarının genel olarak Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile İstanbul İmar Yönetmeliği'nde düzenlendiği, idarelerin; imar planlarında açıklanmamış ve ilgili Yönetmelikte yer almamış hususlarda ihtiyaca ve civarın karakterine göre uygulanacak şekli takdire, ayrıca uygun gördüğü yerlerde meclis kararı alarak yapıların estetiği, rengi, çatı ve cephe kaplaması, yöresel malzeme kullanılması ve yöresel mimarinin dikkate alınmasına ilişkin zorunluluk getirmeye yetkili olduğu, bunun dışında Belediye Meclisi kararı ile tüm meri imar planları için geçerli olacak şekilde genel düzenleyici işlem (yönetmelik) niteliğinde plan notu değişikliği yahut ilavesi yapılamayacağı, nitekim ilgili Meclis kararında da "İstanbul İmar Yönetmeliğinde değişiklik yapılması için hazırlanan İstanbul İmar Yönetmeliği taslağı ile ilgili olarak bir karar alınmadığı, bu süreçte İstanbul ili genelinde yürürlükte olan imar planlarına uygulamaya ilişkin problemlerin ortadan kaldırılması ve kentsel dönüşüme ilişkin çözümler ortaya konulması gerekçeleriyle meri imar yönetmeliği ile belirlenmiş olan hususlardan farklı olarak çatı alanlarının imalatı ve kullanımına ilişkin çeşitli plan notlarının plan değişikliği yapılarak ilave edildiğinin, ilçelerdeki uygulama imar planlarında çatı katlarının ve/veya çatı piyeslerinin imalatı ve kullanımının meri imar yönetmeliğinden farklılaştığının görüldüğü" şeklinde gerekçelere yer verildiği, dolayısıyla dava konusu işlemle Yönetmelik ile belirlenebilecek genel nitelikli yapılaşma şartlarının plan notu değişikliği/ilavesi yapılarak çözülmesi yolunun benimsendiği, ancak bu yöntemin planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı, plan notlarının; plan paftası ve plan ile birlikte bir bütün oluşturan, uygulama detaylarının ortaya konduğu belirleyici özellikteki kurallar oldukları ve plan üzerinde ve plan lejantlarında çizim veya çizgiyle ifade edilemeyen noktalarla plan kararlarını açık bir şekilde ifade etmek üzere plan paftalarına eklenen, plan hükümlerini açıklayıcı mahiyetteki metinler oldukları, dolayısıyla plan raporları doğrultusunda, plan kararları olarak genellikle plan üzerine yazılan ve plan şemasında gösterilen arazi uygulama koşullarını açıklayıcı ve yalın biçimde belirtilen hükümler oldukları dikkate alındığında, toptancı bir anlayışla İstanbul genelinde geçerli olan tüm Nazım İmar Planlarına yönelik plan notu üretilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin uygulanmaya devam edilmesi halinde, işlemin niteliği itibariyle başka uygulama işlemlerinin tesisine yol açabileceği dikkate alındığında telafisi güç zararların ortaya çıkmasına sebebiyet verilebileceği açıktır. Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin, uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren (7) gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 06.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.  

SÜPER LİG
İSTANBUL
EURO
51.3825
DOLAR
43.6883
ARŞİV